Velilerden en sık duyduğum cümle şu: "Aslında zeki çocuk ama matematiğe bir türlü ısınamadı."
Neredeyse her seferinde altından aynı şey çıkıyor: öğrenci zamanında bir konuyu kaçırmış, o konu üzerine gelen her yeni konu boşluğun üzerine inşa edilmiş ve birkaç yıl sonra "matematikten anlamıyorum" cümlesi ortaya çıkmış.
Matematik, üst üste yığılan bir yapı. Bir katı eksik bırakırsanız üstüne çıkan her kat sallanır. İyi haber şu: eksik katlar sanıldığı kadar çok değil. Çoğu öğrencide 3-4 kritik başlık çıkıyor.
Belirtiler: temel eksiği nasıl anlaşılır?
Temel eksiği olan öğrencide şu davranışlar tekrarlar:
- Konuyu dinlerken anlıyor, tek başına çözemiyor. Anlatım sırasında adımları takip edebiliyor ama kendi başına başlangıç noktasını bulamıyor.
- Çözümü ezberliyor, benzer soruda tıkanıyor. Sayılar değişince yöntemin neden işe yaradığını bilmediği ortaya çıkıyor.
- İşlem hatası "çok" yapıyor. Aslında hata değil, altyapı eksikliği: kesirlerle veya üslü sayılarla işlem yapma refleksi oturmamış.
- Soruyu okur okumaz "bunu yapamam" diyor. Bu bir tutum sorunu gibi görünür ama genellikle gerçek bir tespittir; öğrenci gerçekten yapamayacağını biliyor.
En sık eksik kalan dört başlık
Yıllar içinde tekrar tekrar aynı konular karşıma çıkıyor:
1. Kesirler ve rasyonel sayılarla işlem
Ortaokuldan gelen bu eksik, lisenin sonuna kadar öğrenciyi takip ediyor. Bir denklemi çözebilen ama paydaları eşitlerken hata yapan öğrenci, aslında denklemi bilmiyor değil — işlem zeminini kaybediyor.
2. Çarpanlara ayırma ve özdeşlikler
Lise matematiğinin en çok kullanılan aracı. Polinomlarda, ikinci dereceden denklemlerde, limitte, türevde sürekli karşınıza çıkıyor. Burada eksik olan öğrenci, sonraki üç yılı boyunca her konuda yavaşlıyor.
3. Fonksiyon kavramı
"Fonksiyon nedir?" sorusuna "f(x) işte" diye cevap veren öğrenci çok. Oysa fonksiyon; bir kümedeki her elemanı başka bir kümedeki tek bir elemana eşleyen bir kural. Bu tanım oturmadan grafik okuma, tersini alma ve bileşke işlemleri ezber kalıyor.
4. Mutlak değer ve eşitsizlikler
Genellikle "kuralı" ezberlenip geçiliyor. Mutlak değerin "sayı doğrusunda sıfıra uzaklık" olduğu kavranmadığında, eşitsizlik soruları rastgele işaret denemesine dönüşüyor.
Geriye dönmek zaman kaybı değil
Velilerin en çok tedirgin olduğu nokta bu: "11. sınıftayız, 9. sınıf konusuna dönersek yetişemeyiz."
Gerçek şu ki geriye dönmeden ilerlemek de mümkün olmuyor. Eksik zeminde işlenen her yeni konu, öğrencinin üzerine yeni bir yük bindirmekten başka bir şey yapmıyor.
Bir öğrenciyle 11. sınıfta çarpanlara ayırmaya döndüğümüzde ilk tepki hep şaşkınlık oluyor. Üç hafta sonra ise "keşke daha önce yapsaydık" diyorlar — çünkü sonraki konular aniden kolaylaşıyor.
Ayrıca geriye dönüş sanıldığı kadar uzun sürmüyor. Bir 11. sınıf öğrencisi, 9. sınıf konusunu 9. sınıf öğrencisinden çok daha hızlı öğreniyor; zihinsel olgunluğu daha yüksek ve konunun nereye bağlandığını görebiliyor.
Tespit: eksik tam olarak nerede?
Genel bir "seviye testi" çözdürmek burada işe yaramıyor, çünkü sonuç size kaç yanlış yaptığını söyler ama neden yanlış yaptığını söylemez.
İşe yarayan yöntem: öğrenciye orta zorlukta bir soru verip sesli düşünerek çözmesini istemek. Nerede duraksadığı, hangi adımda tereddüt ettiği, hangi işlemi otomatik yaptığı — hepsi bu birkaç dakikada ortaya çıkıyor.
Evde denenebilecek pratik bir versiyonu var: öğrenciden bir soruyu size anlatmasını isteyin. Anlatamadığı yer, bilmediği yerdir.
Kapatma planı
Eksikler tespit edildikten sonra izlenen sıra şu:
1. Hafta — Zemin işlemleri. Kesirler, üslü-köklü sayılar, işlem önceliği. Kısa ama yoğun. Burada hedef hız değil, doğruluk.
2-3. Hafta — Cebirsel altyapı. Çarpanlara ayırma, özdeşlikler, denklem çözme. Bu iki hafta yatırımın en yüksek getiri sağladığı kısım.
4. Hafta — Fonksiyonlar. Tanım, grafik okuma, temel fonksiyon tipleri. Elle grafik çizdirmek burada çok işe yarıyor.
5. Hafta — Paralel geçiş. Artık okul konusuyla eksik tamamlama birlikte yürüyebilir. Öğrenci okulda geride kalmadan, eksikler de kapanmaya devam eder.
Bu takvim ortalama bir öğrenci için. Eksik daha derinse süre uzar; ama önemli olan sıranın korunması.
Veliye düşen üç şey
1. Sonucu değil süreci sorun. "Kaç aldın?" yerine "bugün ne öğrendin, anlatır mısın?" sorusu hem daha çok bilgi verir hem de öğrenciyi savunmaya geçirmez.
2. Karşılaştırma yapmayın. "Arkadaşın 90 almış" cümlesi hiçbir öğrencide işe yaramıyor; sadece matematikle kurulan ilişkiyi daha da bozuyor.
3. Erken sonuç beklemeyin. Temel eksiği kapatma sürecinde ilk 3-4 hafta not olarak bir değişim görünmeyebilir. Değişim önce öğrencinin soru sorma davranışında görülür — "burayı anlamadım" demeye başladığında yol alınıyor demektir.
Ne zaman özel ders gerekir?
Kalabalık sınıfta öğretmenin, her öğrencinin tam olarak hangi adımda kaybettiğini görmesi mümkün değil. Temel eksiği olan öğrencinin ihtiyacı yeni konu anlatımı değil, tanı.
Özel dersin asıl katkısı burada: öğrencinin çözüm sürecini canlı izleyip müdahale edebilmek. Öğrenci okulda ve kursta konuyu zaten dinliyor; eksik olan, kendine özel geri bildirim.
Lise matematik özel ders sayfasında sürecin nasıl işlediğini ve hangi sınıflarda hangi konulara odaklandığımızı anlattım.
Özetle
- Temel eksiği bir yetenek meselesi değil, zincirin bir yerde kopması meselesi
- En sık eksik kalanlar: kesirler, çarpanlara ayırma, fonksiyon kavramı, mutlak değer
- Geriye dönmek zaman kaybı değil; zemin olmadan ilerlemek zaman kaybı
- Tespit için test değil, öğrenciyi anlatırken izlemek gerekiyor
- İlk değişim notta değil, öğrencinin soru sorma cesaretinde görülür



